Gölbaşı’nı Seviyoruz, Termik Santral İstemiyoruz!

page_1212312_015

Gölbaşı Çevre ve Doğa Koruma Derneği, 23 Mayıs Cumartesi günü Adıyaman Gölbaşı’nda bir yürüyüş düzenleyerek ilçede kurulması planlanan termik santral projesini protesto etti.

GÖLBAŞI’NDA TERMİK SANTRAL  İSTEMİYORUZ!

BASINA VE KAMUOYUNA

Termik santrallerin insan sağlığına ve çevreye zarar vererek doğal yaşamı tahribata uğrattığı bilinmektedir. Son dönemde gelişmiş ülkeler fosil yakıtlara dayalı, elektrik üretimini öngören sanayi politikalarında insan ve çevre sağlığına verilen zararlar nedeniyle vazgeçmeye başlamışlardır. Bu politika değişikliğinde havasına, suyuna, toprağına insan sağlığına sahip çıkan yerel halk kitlelerinin bilinçli hareketleri ve tepkileri belirleyici olmuştur. Bu gelişme, fosil yakıt teknolojisini kullanan çok uluslu ve yerel enerji üretim şirketlerinin yatırımlarını Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere kaydırmasına yol açmıştır.

Türkiye’deki Termik Santrallerden biri de Gölbaşı İlçesine kurulması planlanmaktadır. Harmanlı – Kalemkaş mevkisinde kurulması planlanan Termik Santral  kamuoyu tarafından bilinmektedir. Bölgemizde kurulacak olan termik santral insan sağlığı ve çevre için büyük tehdit oluşturmaktadır. Termik santralin enerji üretebilmesi için yılda yaklaşık 1 milyon 700 bin ton kömür yakılacaktır. Yakılan kömür havayaçok yüksek miktarlarda kükürt dioksit (SO2), azot oksitler ( NOx),  karbonmonoksit  (CO), Ozon (O3),hidrokarbonlar, partiküler madde (PM) salacaktır. Havaya salınan kükürt dioksit ve azot oksitlerasit yağmurlarının oluşumundan birinci derecede sorumludurlar. Bu dabölgemiz için önemli bir geçim kaynağı olan üzüm üreticiliği ve tüm tarımsal faaliyetlerin sonu olacaktır.Bu santrallerin çevreye saldığı atıklar yüzünden, bitki örtüsü başta olmak üzere tüm doğal çevre tahrip olacak , tüm canlı yaşamı olumsuz etkilenecek ve haliyle hayvancılık faaliyetleri yapılamaz hale gelecektir.

Termik santral için kullanılacak su kaynağının Göksu Çayı civarında açılacak olan 2 adet kuyudan sondajla çıkarılacağına raporda yer verilmiştir. Enerji üretimi için santralin saatte 430 ton suya ihtiyacı vardır. Kullanılan bu suyun 106 tonu kirli su olarak açığa çıkacaktır. Bu da ilerleyen zamanlarda tatlı su kaynaklarının zamanla kirlenmesine, tarımsal sulamanın bitme noktasına geleceğini ve temiz su ihtiyacının açığa çıkacağını göstermektedir.

ÇED başvuru dosyasında yer alan bir diğer bilgide kül depolama alanın oluşturulacağı ve bu külün yerin altında saklanacağından bahsedilmektedir. Termik santral küllerinin toplandığı alanda (kül depolarında) oluşan Radon gazı (Ra222) havaya ulaşmaktadır. Bu küllerin üzeri toprakla örtülse dahi toprağın gözeneklerinden geçen Radon gazı havaya karışır. Havaya karışan bu gaz3.8 günlük bir süre içinde Polonyum’a (Po210) ve aktif kurşuna (Pb210) dönüşebilmektedir. Bu nedenle kül yığınları çevreye radyoaktivite yayar. Bacadan atılan maddelerin içinde belki de en önemlisi, linyitte bulunan ve yanma ile açığa çıkarak etrafa yayılanuranyumdur. Küllerdeki uranyum da ayrı bir sorun yaratmaktadır. İnsan sağlığı açısından oldukça tehlikeli olan bu gazlar bölgede kanser vakalarında ciddi bir artış olmasına sebep olacaktır.

Kurulacak olan termik santralde toz ve kül tutmaya yarayanelektrostatik filtreler% 65 – 70 oranında işe yarasa da, bir termik santralın en sık arızalanan üniteleri elektrostatik filtreler olduğundan ve arıza süresince üretimin durdurulup durdurulmayacağı belirsiz olduğundan bu ünitelerin işlevselliği kuşkuludur. Bu filtrelerin arızalanması durumunda havaya saatte 56 ton kül karışacaktır.

Yakın bir zamandaTTB’nin de aralarında olduğu hekim örgütleri, Türkiye’de son birkaç yıldır hızlanan kömürlü termik santral yatırımları ve kentlerde hava kirliliğindeki endişe verici artış dolayısıyla ortak basın açıklaması yapmıştı. Yapılan bu basın açıklamasında Türkiye’de sadece 2010 yılında, dış ortamda partikül madde (PM) ve ozona maruz kalma sonucu 28 bin 924 kişinin hayatını kaybettiğinin tahmin edildiği belirtildi.

Halkın tarlasını değerinin çok üstünde bir parayla satın alan şirket, tarım alanlarını yok ederek, halkı asgari ücretle çalışmaya mahkum etmektedir.

Meydana gelebilecek çevre felaketini gizlemeye çalışan şirketler, işsizlikle halkı kandırmaya çalışmaktadır. Unutulmamalı ki hiçbir istihdam politikası binlerce insanın sağlığını hiçe sayarak uygulanmaz. Geçici iş vaadinde bulunan ve bu şekilde halkı kandırmaya çalışan şirketler termik santral faaliyete geçtikten sonra  geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan insanların iş alanlarının yok olacağını gizlemektedir.

Belediyelere 300 metrelik kilitli parke taşı hibe ederek, iş makinelerini bedelsiz tahsis ederek, bir iki çeşme yaparak, yaratacağınız çevre kirliliğini gizleyemezsiniz.

SİZLERİ BU KARA SEVDADAN VAZGEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ!

Tüm bu nedenlerden dolayı biz aşağıda imzası bulunanlar;

20 yıllık ömrü olan termik santral için çocuklarımızın geleceğini SATMAYACAĞIZ. Gölbaşı’mızın doğasının kirlenmesine izin vermeyeceğiz.

Temiz havamızın yok olmaması içinOrmanlarımızın yok olmaması için,Tarım alanlarımızın yok olmaması için,Hayvan türlerinin yok olmaması için,Eko-sistemle birlikte, BİZ İNSANLARIN YOK OLMAMASI İÇİN GÖLBAŞIN’DA TERMİK SANTRAL İSTEMİYORUZ!!!!

Biz rüzgar, su,güneş gibi alternatif elektrik üretim projelerinin, canlılara ve doğaya zarar vermeyen temiz enerji uygulamalarının hayata geçirilmesini istiyoruz.