Afşin-Elbistan Termik Santralinde Patlama: 1 İşçi Öldü.

Afşin-Elbistan Termik Santrali’nde önceki gece buhar arızasını gidermeye çalışırken meydana gelen patlamada ağır yaralanan 2 işçiden 44 yaşındaki Mustafa Ceylan tedavi gördüğü Malatya’da yaşamını yitirdi.

Dün gece, Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ndeki buhar arızasını gidermeye çalışırken meydana gelen patlamada işçiler 28 yaşındaki Kaplan Kubilay ve Mustafa Ceylan ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık görevlileri tarafından ambulansla götürüldükleri Elbistan Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahaleleri yapılan yaralılardan Mustafa Ceylan, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülerek Yanık Ünitesi’nde tedaviye alındı.

Vücudunun birçok bölümünde yanık oluşan Ceylan, yapılan müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi. Ceylan’ın cesedinin yapılacak otopsinin ardından ailesine teslim edileceği, diğer yaralı Kaplan Kubilay’ın ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor. DHA

Enerji Bakanlığı 10 Ayda 7 Şirkete Kömür İçin Yaklaşık 100 Milyon Tl Teşvik Verdi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Mayıs 2013-Ocak 2014 arasında 7 şirkete kömür teşviği verildiğini söyledi.

Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş’ın soru önergesini yanıtlayan Bakan Yıldız, Tekirdağ/Malkara, Uşak, Denizli/Tavas, Zonguldak, Bartın/Amasra, Adana/Tufanbeyli ve Şırnak’ta toplam yedi şirkete kömür teşviği verildiğini belirtti.

Bakan Yıldız, “Enerji arz güvenliğinin sağlanması, sanayimizin ihtiyaç duyduğu yüksek kalorili kömürün temini, bu konudaki dış ticaret açığının kapatılması amacıyla ve özel sektör tarafından gerçekleştirilecek yatırımların artırılması ihtiyacı da göz önünde bulundurularak, yer altı kaynaklarımızın hızlı bir şekilde ekonomiye kazandırılmasını teminen düşük kalorili kömürlerin yanında yüksek kalorili kömür üretimi yatırımlarının da teşvik edilmesinin önü açılmış ve yatırımların hangi bölgede olursa olsun 5. bölge teşviklerinden yararlandırılması kararlaştırılmıştır.” dedi.

Teşvik verien şirketler ve sabit yatırım tutarları şöyle:

TEŞVİK VERİLEN ŞİRKETLER                           SABİT YATIRIM TUTARI

Baltacı Petrol (Tekirdağ)                                            7 milyon TL

Anadolu Madencilik (Uşak)                                        9 milyon TL

Duraksan Sanayi (Denizli)                                         1.13 milyon TL

SFH Enerji (Zonguldak)                                              1.90 milyon TL

Hattat Enerji (Bartın)                                                   1.4 milyar TL

Enerjisa (Adana)                                                        78 milyon TL

Galata Enerji (Şırnak)                                                  750 milyon TL

Amasra’da Kömürlü Termik Santrale Karşı Resim Sergisi

Amasra Belediyesi, planlanan kömürlü termik santrale karşı “Çığlığımıza Kulak Verin” isimli bir karma resim ve fotoğraf sergisi düzenliyor.

Amasra Belediyesi ve Atölye Kalkhedon Artın düzenlediği “Çığlığımıza Kulak Verin” resim ve fotoğraf sergisi 8-9-10 Temmuz tarihleri arasında Amasra’da görülebilir.

Semavi Eyice Caddesinde gerçekleştirilecek olan sergi, 14:00 – 21:00 saatleri arasında gezilebilir.

Çanakkale Çan’da Çed Toplantısı Yapılamadı

Çan-2 Termik Santralı ve Kül Depolama Sahası Projesi ile ilgili ÇED Halkı Bilgilendirme Toplantısı katılımcıların protestosu sonucu yapılamadı.

Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Bülent Eğin Başkanlığında Çan İlçesi Kardelen Düğün Salonu’nda başlayan bilgilendirme toplantısı halkın protestosuna sahne oldu. ÇED Halkı Bilgilendirme Toplantısının yasalara göre toplantının amacına uygun şekilde yöre halkına bilgi vermek amaçlı yapılması gerektiğini ifade eden vatandaşlar tepki gösterdi.

“Halkı bilgilendirme toplantıları değil, halkı kandırma toplantıları”

Toplantının başlamasının ardından söz alan Çanakkale Çevre Platformu Eski Dönem Sözcüsü Hicri Nalbant ise, “Bu toplantılar halkı bilgilendirme toplantıları değil, halkı kandırma toplantılarıdır. Toplantı termik santral’in yapılması planlanan Yayaköy halkını bilgilendirmeye yönelik ise, neden Çan’da bir düğün salonunda yapılıyor? Burada olması iyi niyetten yoksun bir anlayışı gösteriyor. Bu toplantı yasal değildir, iptal edilmelidir.Yayaköy’e santralin etki alanına en yakın yerleşim biriminde uygun görülen yerde yeni bir toplantı yapılmalı ve köy halkının katılımı sağlanmalıdır. Bu toplantı geçersizdir, eğer toplantıyı yapmak konusunda ısrar edilirse protesto edecek, toplantıyı terk edeceğiz.” dedi.

Bu arada söz alan Yayaköy Eski Muhtarı Ali Can ise, “Bize bilgi verilmedi, gelen bir yazılı belge de yok” dedi. “Halkı bilgilendirme toplantısında halk yok, burada sadece çevresine duyarlı 3-5 insan var. Çan ilçesi bu kadar kişiden mi ibaret?”diye tepki gösteren çevreciler pankart açarak, “Termikçi şirket, Çan’ı terk et” diyerek slogan attı. Protestoların kesilmemesi üzerine yazılı tutanak düzenleyen Çevre ve Şehircilik bakanlığı yetkilileri toplantıyı başlamadan keserek, bakanlığa yazı yazılacağını ve yeni bir toplantı yerinin belirlenmesi için girişimde bulunulacağını söyledi.

Çan’da çevre kirliliği sorununun yüksek seviyede yaşandığını, ikinci termik santralin, ilçenin geleceği ve halkın sağlığının hiçe sayılması anlamına geldiğini ifade eden Hicri Nalbant bölgede santral kurulmasını istemediklerini, Çan’da faaliyet gösteren mevcut termik santralin bölgede insan yaşamına ve doğaya ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi.

“Yörede asmalar bile üzüm vermiyor, çocuklarımızın geleceği tehlikede”

Bölgede ciddi sağlık sorunlarının baş gösterdiğini ve doğanın tümüyle yok olma tehditi altına girdiğini kaydeden Nalbant, “İkinci bir santral kurulursa bu sorunlar beş katına çıkacak. İlk santral kurulurken de temiz santral sloganı ile yola çıkılmıştı, Türkiye’nin en kirli santrali olduğunu görüyoruz. Yayaköy’de asmalarda artık üzüm bile çıkmıyor. Çocuklarımızın geleceği tehlikede. Bu termik santral projesi değil, katliam projesidir.Bugün bu toplantıyı yaptırmadık, ama firma olumlu ÇED raporu da alabilir, işin peşini bırakmayacağız ve iptali için yargıya gideceğiz.” dedi.

Haber: Mine Tarım

Bartın’da Eylem: 42 Bin İtiraz Dilekçesi Teslim Edildi

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin “Amasra’ya termik santral iznini ben verdim” demesinin ve Hema Entegre Termik Santral projesinin ÇED raporunun halkın görüşüne açılmasının ardından geçen 10 günlük sürede Bartınlılar 42 Bin itiraz dilekçesi

Sigara Dumanına Katlanamayan Başbakan Zehir Solunmasına Neden Sessiz?

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin “Amasra’ya termik santral iznini ben verdim” demesinin ve Hema Entegre Termik Santral projesinin ÇED raporunun halkın görüşüne açılmasının ardından geçen 10 günlük sürede Bartınlılar 42 Bin itiraz dilekçesi toplayarak eylem yaptı.

24 Haziran 2014

Saat 13:00’te Amasra’dan yürüyüşe başlayan Bartınlılar saat 16:00’da Bartın Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğü önünde toplandı.

Bartın Belediyesi’nin Elektriği Güneş Panellerinden

Kalabalık önünde açıklama yapan Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın “Çevre Düzeni ve Kalkınma Planlarında Termik Santral projesi uygun görülmezken Çevre Bakanının tek başına izin vermesi Bartın’ın sağlıklı kalkınması ve gelişmesi önünde büyük engeldir.” dedi.

ÇED Raporu 5 Kez Kabul Edilmedi

Unesco Geçici Dünya Mirası Listesinde bulunan Amasra’ya kurulması planlanan termik santralin ÇED raporu çevre ve insan sağlığına vereceği zararlar yüzünden daha önce 5 Kez kabul edilmemişti. Son hazırlanan rapor Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin insiyatifilye kabul edildi.

Konuya ilişkin konuşan Bartın Platformu sözcüsü Prof. Erdoğan Atmış; ” Topladığımız dilekçeler gösterdi ki Bartın’da termik santral kurulmasını Bartın halkı istemiyor. Bartın halkına rağmen bu santral yapılamaz, bu projeden bir an önce vazgeçilmelidir. ÇED raporunda 3 devlet kurumunun olumsuz görüşleri görmezden gelindi, santralin çevresel zararlı telafi edilemeyecek şekilde olmasına rağmen şirketin taahhütleri dikkate alındı ve yetkili kurumlar sorumluluklarını yerine getirmedi. Bartın Belediyesinin ve Bartın Platformunun sorularına cevap verilmedi.” dedi.

Bartın’da Dilekçeli Eylem: 35 Bin Dilekçe Teslim Ediliyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının tanıdığı 10 günlük sürede 35 Bin imza toplayan Bartınlılar 24 Haziran Salı günü saat:16:00’da dilekçeleri teslim edecek.

                                                    BARTIN PLATFORMU’NDAN ÇAĞRI

BİZ ONAY VERMİYORUZ!

“Santrali Bartınlılar isterse kurarız” deyip, yalanlarına ulusal basını da alet ederek devam eden şirket patronuna;

Önce zararlı deyip, daha sonra “Zararı olmayacak” diye rapor veren bilim insanlarına ve yerel/merkezi tüm bürokratlara,

“Onayı ben verdim”, “Bunu yapmazsak bizim hayat standartlarımız çok geriye gider” diyen çevre bakanına, sesleniyoruz:

BİZ ONAY VERMİYORUZ!

Türkiye’de ÇED süreçlerinde daha önce hiç yapılmamış bir şeyi yapacağız dedik ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na toplam 30 bin dilekçeyle itiraz etmeyi hedefledik. Önümüzde 2 iş günü daha kaldığı halde yurttaşlarımızın yoğun ilgisi nedeniyle 30 bin dilekçeyi geçtik. Bugüne kadar Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne 17 bin dilekçe teslim etmiştik, sadece bugün 14 bin dilekçe daha teslim edeceğiz. Bunlar sadece Bartın Platformu’na ulaştırılan dilekçeler. Bize ulaşanlar dışında binlerce dilekçenin de müdürlüğe teslim edildiğini biliyoruz. Bu kadar sayıda yöre sakininin karşı olduğu termik santral ÇED raporunu olumlu bulacak bir karar ancaksiyasi bir kararolacaktır.

Bizler topladığımız dilekçeleri yeterli görmüyoruz. Son iki günde daha fazla dilekçe toplayarak, son dilekçelerimizi Bartın-Amasra halkı olarak hep birlikte teslim etmek istiyoruz. 2001’de planları kesinleşmiş ve yapımına başlanmış mobil (termik) santrali 20 bin kişi hep birlikte iptal ettirmiştik. Şimdi yine omitingdekikalabalığa sizinle ulaşmak istiyoruz.

Bartın ve Amasra halkı olarak, 24 Haziran Salı günü termik santrale karşı itirazımızı 7’den 70’e son kez haykırmak için; Amasra’dan gelen dostlarımızı saat15.00’de Orduyeri Köprüsü’nde karşılıyor, saat16.00’da Çatmaca Mevkisindeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü (Yeni Belediye yanı) önünde son itiraz dilekçelerimizi birlikte teslim ediyoruz. Amasramızın yok olmaması ve sağlıklı bir gelecek için;“Termiksiz Yaşam İstiyoruz!”

Bartın Platformu

Etkinliğin Facebook sayfası için: https://t.co/4H6Rgg9R71

Bartın Amasra’da 5 Günde Kömürlü Termik Santrale Karşı 20 Bin İtiraz Dilekçesi Toplandı

Bartın Platformu, Hema Entegre Kömür Santrali Projesinin ÇED raporunun kabul edilmesinin ardından verilen 10 günlük itiraz süresinin ilk 5 gününde 20 bin itiraz dilekçesi topladı.

Bartın-Amasra halkı termiğe karşı itiraz kuyruğuna giriyor…

Amasra’nın katline izin veren termik santral ÇED Raporu’na Bartın-Amasra halkının karşı çıkışı güçlenerek devam ediyor.  Hema Entegre Termik santrali ÇED Raporu’nun askıya çıktığı gün Bartın veAmasra’da masalar kurarak, halkın itiraz dilekçelerini toplamaya başladık. İtirazın son günü olan 24 Haziran Salı gününe kadar 30 bin dilekçeye ulaşmayı hedefliyorduk.

Halkımızın yoğun ilgisi nedeniyle ilk beş günde Bartın ve Amasra’da toplanan dilekçe sayısı 20 bini aştı.

Türkiye’de ÇED askı süreçlerinde bugüne kadar hiç yaşanmamış sayıda itiraz dilekçesine sadece ilk beş günde ulaşıldı. Şimdi hedef büyüterek 40-50 bin itiraz dilekçesine ulaşmaya çalışılacağız. Bunun için sağlıklı bir yaşam ve geleceği savunan Bartın-Amasra gönüllüleri harekete geçti. Köylerden, mahallelerde, sokaklardan, evlerden binlerce dilekçe Bartın Platformu’na gönüllüler aracılığıylaulaştırılıyor.

Bartın Platformu olarak, toplanan itiraz dilekçelerini 17 Haziran Salıgünü Bartın İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne teslim etmeye başlayacağız. Saat 16.00’da müdürlük önünde dilekçelerimizi teslim etmek için toplanacağız. Tüm vatandaşlarımızı dilekçelerini teslim etmek için Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü önüne çağırıyoruz.

ÇED sürecinde Ankara’da satılan Amasra’yı tüm Bartın-Amasra halkının sağduyusuna emanet ediyoruz. Ankara’da farklı hesaplar yapılmış olabilir. Fakat biz kendi göbeğimiz kendimiz keseceğiz ve Amasra’nın katline izin vermeyeceğiz.

BARTIN PLATFORMU

Tarih: 17 Haziran Salı

Saat: 16.00

Yer: Bartın Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü Önü/ Vilayet ve Belediyeyanı/ Çatmaca Mevkii

Hazırlanan 12 farklı dilekçenin örneklerine http://karaatlas.org/raporlar/ bölümünden ulaşabilirsiniz.

Almanya’da Kömüre Geri Dönüş Yok.

Nükleerden vazgeçen Almanya’nın kömüre döndüğünü iddia ediyorlar. Heinrich Böll Vakfı’nın hazırladığı son rapor (The German Coal Conundrum) ise durumun öyle olmadığını gösteriyor.

Almanya kömüre dönmüyor

Soma’daki iş cinayetinin üzerinden bir ay geçti. Dört gün önce Şırnak’ta, yine bir kömür madeninde göçük meydana geldi ve üç işçi daha hayatını kaybetti. Görülüyor ki Soma’dan sonra maden ocaklarındaki denetim arttırılmamış. Enerji ve Çalışma bakanlarının ise hâlâ görevde olduğunu hatırlatmaya bile gerek yok. Halbuki mevcut durumu kontrol etmek için bir süreliğine de olsa tüm ocaklarda üretimin durdurulması ve gerekli kontrollerin yapılması gerekirdi. Fukuşima’daki nükleer kazadan sonra Japonya ülkedeki tüm nükleer santralleri kapattı. Neredeyse üç yıldır ülkede bir tek santral çalışmıyor çünkü denetim, yeni yasal düzenlemeler sürüyor. İşte bizim hükümetin ‘adaleti’ ve ‘kalkınma’ anlayışı bu kadar. Adaleti madende ölen işçiyi değil maden sahibini düşünüyor. Kalkınmak için de işçilerin ölmesi gerekiyor. Bir başka yazımda, AKP’nin ‘büyüme’ adında yeni bir tanrı yarattığını ve bu tanrıyı mutlu etmek için her gün dereleri, ağaçları, ovaları ve insanları ona kurban ettiğini yazmıştım. Soma bunun en büyük örneği oldu. Merak ediyorum, bunun putperestlikten ne farkı var?

Enerjide taşlar yerinden oynuyor. Özellikle elektrik üretiminde bu değişim çok hızlı gerçekleşiyor. Kömür dünyanın elektrik üretiminde en çok kullandığı kaynak ancak vazgeçilmez değil. Tüm mesele, kömürü yakarak ürettiğiniz elektriği, başka kaynaktan yakın fiyata ve çevreye daha az zarar vererek üretebilmek. Almanya bu konuda herkesin merakla izlediği bir ülke çünkü 2050’ye kadar elektrik üretiminin yüzde 80’inin yenilenebilir enerji dediğimiz, rüzgar, güneş ve biyokütle gibi kaynaklardan yapmayı hedefliyor. Fukuşima sonrası aynı anda 8 nükleer reaktörü kapattılar. Kalan dokuz reaktör de 2022 sonuna kadar kapanacak. Yıllardır temiz enerji bir ülkenin ana elektrik üretim kaynağı olamaz diyenler yanılıyor ve panik içinde masallar uyduruyorlar. Nükleerden vazgeçen Almanya’nın kömüre döndüğünü iddia ediyorlar. Heinrich Böll Vakfı’nın hazırladığı son rapor (The German Coal Conundrum) ise durumun öyle olmadığını gösteriyor.

ELEKTRİĞİN YÜZDE 24’Ü TEMİZ ENERJİDEN

Almanya’nın elektrik üretimi 625 milyar kilovatsaati (kWs) geçiyor, Türkiye’nin 2,5 katı. 2003 yılında taşkömüründen 147, linyitten 158 milyar kilovatsaat elektrik üreten Almanya, 2013 yılında aynı kaynaklardan sırasıyla 124 ve 162 milyar kWs elektrik üretti. Linyit aynı kalırken taşkömürü kaynaklı elektrik üretimi azaldı. Aynı dönemde doğalgazın payı değişmedi. Nükleer enerji üretimi ise 165 milyar kWs’ten 97 milyar kWs’e geriledi. Bu açığı da 10 yılda üretimi üçe katlanan yenilenebilir enerji kaynakları yaptı. 2003’te 46 milyar kWs olan üretim, 2013 sonunda 152 milyar kWs’e çıktı ve linyit yakan termik santralleri yakaladı. Almanya, üstüne üstlük elektrik ihracatını da ikiye katladı (33 milyar kWs). Resim ortada. 2013 sonunda yenilenebilr enerji kaynakları Almanya gibi bir sanayi devinin elektrik ihtiyacının yüzde 24’ünü karşıladı. Hedef 2025’te yüzde 40-45’i, 2035’de ise yüzde 55-60’ı tutturmak.

Enerji konusunda plan yaparken, bir başka ülkeyi birebir kopyalamak mümkün değil. Her ülkenin kendi kaynaklarına, tüketim modeline göre bir yol çizmesi gerekir. Bir kaynaktan vazgeçip diğerine geçmek zor ama Almanya örneği gösteriyor ki, kısa zamanda ciddi değişimler mümkün. Bizim gibi enerji üretim kapasitesini yeni kuran ülkelerde ise bu iş daha kolay. Eskiyi söküp yerine yenisini yapmayacağız. Yeni yapılanı doğru yapmak yetecek. Enerji yoğun işletmeleri, ağır sanayi ve bizden 2,5 kat daha fazla elektrik tüketimine rağmen Almanya bu değişimi yapabiliyorsa Türkiye’de yapabilir. Bizim sorunumuz, değişim yerine statükonun ülke yönetimine hakim olması. Ne bir değişim hedefi, ne de sorunları doğru tanımlayan bir politika mevcut. Göçük altında kalan madenciler de, sele kapılan kentliler de işte bu statükoyu savunan enerji politikalarının bir sonucu.

Özgür Gürbüz

Bu yazı http://ozgurgurbuz.blogspot.com.tr/2014/06/almanya-komure-donmuyor.html sitesinden alınmıştır.

Şırnak’ta Son 1 Haftada 2. Kömür Madeni Kazası: 3 İşçi Hayatını Kaybetti

Şırnak’ın Kemerli köyü yakınlarına bugün öğleden sonra maden kazası yaşandı, 3 işçi hayatını kaybetti.

Şırnak’ta son bir haftada 2. kez maden kazası yaşanıyor. Geçtiğimiz hafta yaşanan kazada 1 işçi hayatını kaybetmişti.

Kazada 3 işçi mahsur kaldı, olayın gaz sıkışması olduğu ve maske bulunamadığından kurtarma faaliyetlerinin başlayamadığı belirtiliyor.

Bugün gerçekleşen kazada hayatını kaybeden işçilerin isimleri ise şöyle:

Emin Baysal

Ahmet Baysal

Selahattin Uçar

Şırnak’ta Avgamasya köyü civarında kömür çıkarma çalışmaları yürütülüyor, bölgede yapılması planlanan kömürlü termik santral için maden faaliyetleri arttırılmaya çalışılıyor.

Amasra’da Planlanan Kömürlü Termik Santral’in Nihai Çed Raporu Kabul Edildi

Hattat Holding’e bağlı Hema Entegre Termik Santrali projesi için hazırlanan ÇED raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kabul edildi. 378 sayfalık ÇED raporunu değerlendirip itiraz etmek için Bartın halkının sadece 10 günü var.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yayınladığı duyuruda; Bartın ili Amasra ilçesinde planlanan Hema Entegre Termik Santrali projesinin nihai ÇED raporunun kabul edildiğini açıkladı.

378 sayfa olarak hazırlanan ÇED raporu için itiraz süresi ise 10 gün olarak belirlendi. İtiraz etmek için aşağıdaki iletişim bilgileri kullanılabilir.

Bartın ÇED ve Çevre izinlerinde Sorumlu Şube Müdürlüğü

İletişim: [email protected]

Telefon: 0378 227 55 65

ÇED raporu: için http://www.csb.gov.tr/db/ced/editordosya/HEMA_TS_NIHAI_CED_RAPORU.pdf

Bartın Platormu’nun konuyla ilgili yaptığı açıklama ise şöyle:

Amasra’yı ve Geleceğini Düşünenlere Çağrı…

Hema Entegre Termik Santrali ÇED sürecinde nihai raporunhazırlandığını ve kamuoyunun görüşlerine sunulduğunu bugün öğrenmişbulunmaktayız. ÇED sürecinde yaptığımız bütün itirazlara rağmen ÇEDraporunun bu şekilde nihayetlendirilmesinin, başından beri usulsüz birşekilde devam ettirilen ÇED sürecinin, yine hukuk ve usullerizorlayarak bu hale getirilmesinden kaynaklandığını düşünüyoruz.

Bartın Platformu olarak ÇED sürecinin bu hale geleceğini 8 Mayıs 2014tarihinde Ankara’da yapılan “3. İnceleme Değerlendirme Toplantısı”ndanberi öngörüyorduk ve bu konuda hazırlıklar yapıyorduk. Bu karar ÇEDsürecinin olumlu sonuçlandığı anlamına değil, Ankara’daki belliçevreler açısından bu sürecin olumlu sonuçlandırılmak istendiğianlamına gelmektedir. Bartın-Amasra halkı olarak bu kumpasıbozacağımıza inanıyoruz.ÇED süreci henüz bitmemiştir.

ÇED Nihai Raporunun askıda kalacağı 10iş günlük süre çok önemlidir. Bu süre içinde Bartın-Amasra halkıolarak gereken tepkiyi en iyi şekilde vermeye çalışacağız. Bartın Platformu’nun bileşeni olan belediye başkanı, dernek, oda, sendika,siyasi parti, muhtar, il genel meclisi veya belediye meclisi üyesiherkesi ve tüm halkımızı bu süre içinde işini gücünü bir yana bırakıp,yapacağımız eylemlere güç vermeye çağırıyoruz. Sesimiz öyle güçlüolmalı ki, yöremizin geleceğini yok etmeye yönelik kumpasın kurulduğuAnkara’dan duyulmalı.Çağrımız Amasra’yı sevene, geleceğinin yok edilmesine izin vermeyecek olanadır.

Saygılarımızla.

Bartın Platformu