Alarko Ve Cengiz Holding’in Kömür Hayali Çanakkalelilerin Mücadelesine Tosladı

Çanakkale İdare Mahkemesi, Karabiga Temiz Doğa Derneği’nin açtığı dava sonucu Cenal Elektrik Kömür Santrali projesinin ÇED raporu hakkında Yürütmeyi Durdurma kararı verdi.

Karabiga Temiz Doğa Derneği’nin açıklaması şöyle:

Çanakkale’nin Biga İlçesi’ne bağlı Karabiga Beldesi’nde kurulması düşünülen CENAL Termik Santrali Projesi kapsamındaki atık depolama sahası projesine ilişkin verilen ÇED Olumlu Kararının, Çanakkale İdare Mahkemesi’nin 2013/920 E. sayılı dosyası kapsamında verilen 03.03.2014 tarihli kararı ile yürütmesi durdurulmuştur.

Doğamız ve yaşam alanlarımız; madencilik faaliyetleri; ağır sanayi kuruluşları projeleri ile katledilmeye çalışılıyor. Evlerimizin dibinde, termik santral kurulmaya çalışılıyor. Deniz kaplumbağaları ve Akdeniz foklarının doğal yaşam alanı olan denizimiz dolgu alanına çevrildi. Termik santral projesi; kümülatif etkisinin değerlendirilmesi engellenmek amacıyla parçalara ayrılarak ayrı ayrı projeler için ÇED süreçleri işletildi. Resmi işlemlerde kullanılması yasaklanan raporlara dayanılarak, beldemize çok yakın mesafede atık depolama tesisi kurulmaya çalışılıyor.

Bizler Karabigalı yurttaşlar olarak; irademizi hiçe sayarak; havamızı, suyumuzu, toprağımızı, ormanlarımızı, denizimizi kirleten; temel geçim olanaklarımızı elimizden alacak ithal kömüre dayalı termik santrale karşı; “Herkesin Dönebileceği Bir Köyü Olsun” diyerek başlattığımız mücadelemizi sürdürme kararlılığındayız.

Termik Santral Entegre Projesinin Parçalara Ayrılarak Ayrı ÇED Süreçlerine Tabi Tutulması Hukuka Aykırı Bulundu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 9 Mayıs 2012 tarihinde aldığı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararıyla beraber yaşamlarımıza giren Karabiga CENAL Enerji Santrali’ne ilişkin yargı sürecinde yeni bir aşamaya girildi.

Kamuoyunun da bildiği üzere, 9 Mayıs 2012’de Bakanlık’tan çıkan ÇED Olumlu kararının yürütmesi 19 Temmuz 2013 tarihinde durdurulmuş, ilgili ÇED Olumlu kararı özellikle santralin kurulacağı arazinin Karabiga’daki yaşam alanlarına yakınlığından, bölgedeki Priapos Antik Kenti, zeytinlikler ve doğal varlıklar üzerinde zararlı etkiler bırakacağından ötürü Çanakkale İdare Mahkemesi tarafından 31 Aralık 2013 tarihinde iptal edilmiştir.

Mahkemeden önce yürütmeyi durdurma, sonrasında da iptal kararı çıkarken, CENAL Elektrik A.Ş. yetkilileri boş durmamış, ÇED Olumlu kararının yürütmesinin durdurulması üzerine projeyi 4 parçaya bölüp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önüne götürmüştü. “CENAL Enerji Santrali ve Derin Deniz Deşarjı”, “CENAL Atık Depolama Sahası”, “CENAL Deniz yapıları” ve “CENAL Yeni Dolgu Alanı” isimleriyle ayrı ayrı 4 farklı ÇED süreci yürütülmüştür. “CENAL Enerji Santrali ve Derin Deniz Deşarjı” ve “CENAL Atık Depolama Sahası” projelerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ÇED Olumlu, CENAL Yeni Dolgu Alanı projesi için ÇED Gerekli Değildir kararı verilmiştir.

Ancak, 19 Temmuz 2013 tarihindeki yürütmeyi durdurma kararının ardından 4’e bölünerek kamu denetiminden kaçırılma planı, Cenal Atık Depolama Sahası projesine ilişkin ÇED Olumlu kararı hakkında, 3 Mart 2014’te Çanakkale İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararı ile sekteye uğramıştır.

Karabiga Temiz Doğa Derneği ve Karabigalı yurttaşlar olarak 4’e bölünen projenin farklı ayakları hakkında yargıya başvuruda bulunmuş ve ÇED Olumlu ile ÇED Gerekli değildir kararlarının yürütmelerinin durdurulmasını ve iptalini istemiştik. Yaptığımız başvurulardan CENAL Atık Depolama Sahası ile ilgili olanı hakkında 3 Mart 2014’te kararını açıklayan Çanakkale İdare Mahkemesi, bizlerin de dikkat çektiği hukuksuzluk ve usulsüzlükleri tescilledi. İlk ÇED başvurusu yapıldığı tarihte geçerli olan 17 Temmuz 2008 ÇED Yönetmeliği’ne tabi olan ve bu yönetmelik esaslarına göre parçalara bölünemeyecek olan projenin hukuksuzluğunu, Çanakkale İdare Mahkemesi aldığı yürütme durdurma kararıyla gösterdi. Mahkeme gerekçeli kararında;

“Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 25. maddesinde, birden fazla projeyi kapsayan entegre bir projenin planlanması halinde, entegre proje için davalı idare tarafından tek Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası veya Proje Tanıtım Dosyası hazırlanmasının istenilmesi gerektiği görülmektedir.”

İfadeleriyle 17 Temmuz 2008 tarihli ÇED Yönetmeliği’nin ilgili hükmünü anımsattı ve şu değerlendirmede bulundu:

“Dava konusu CENAL Atık Depolama Sahası projesinin, yukarıda sayılan diğer projelerle birlikte entegre olarak tek proje seklinde hazırlanması gerekirken, termik santral entegre projesinin çevresel etkilerinin bütüncül olarak değerlendirilmesine imkan tanınmamasına sebebiyet verecek şekilde parçalara ayrılarak ayrı ayrı projeler öngörüldüğü görülmektedir.”

Yürütmeyi durdurma kararı, termik santral yapılmasına ilişkin entegre projenin kendisine ilişkindir. Kararda, CENAL Enerji Santrali projesi için tek ÇED süreci işletilmesi gerektiği söylenmektedir. 4 Ayrı ÇED Süreci işletilmesinin mülga ÇED Yönetmeliği’nin 25. Maddesine açıkça aykırı olduğu söylenmektedir. Verilen yürütmeyi durdurma kararı, CENAL termik santrali entegre projesi kapsamındaki diğer projeler için verilmiş olan ÇED Olumlu ve ÇED Gerekli Değildir kararlarının hukuka aykırı olduğunu anlamına gelmektedir.

Çevre Mevzuatına Dair Resmi İşlemlerde Kullanılması Yasaklanan Rapor İle Evlerimize Yakın Mesafede Termik Santral Kurulmaya Çalışıldı Yürütmeyi durdurma kararının diğer önemi; atık depolama tesisinin sınıflandırılması ile ilgilidir. Çanakkale İdare Mahkemesi, CENAL Atık Depolama Sahası için ÇED Olumlu kararının alınmasını sağlayan ÇED Raporu’nda “Çevre Mevzuatına dair resmi işlemlerde kullanılamaz” ibareli rapor kullanıldığını da tespit etmiştir.

Çevre mevzuatına ilişkin resmi işlemlerde kullanılması yasak olan rapor dayanak gösterilerek, atık depolama tesisinin 2. Sınıf düzenli depolama tesisi olduğu iddia edilmiş ve bu kanal ile atık depolama alanının yerleşim alanlarına uzaklığına ilişkin yasal zorunluluklar aşılmaya çalışılmıştır. Yürütmeyi durdurma kararı, anılan alanda termik santral kurulmasının, yerleşim alanlarına yakınlığı nedeniyle hukuka aykırı olduğunu da ortaya koymaktadır.

Mücadelemiz Devam Edecek

Doğamızın, yaşam alanlarımızın yok edilmemesi, üzerimizdeki kömür belasını defetme adına; yasal ve meşru mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğimizi, haklılığımızın hukuki dayanağı olan; Çanakkale İdare Mahkemesi’nin verdiği kararın uygulanması için gerekli yasal yollara başvuracağımızı tüm kamuoyuna duyuruyoruz.

19.03.2014

Saygılarımızla;

 

Karabiga Temiz Doğa Derneği

İtalyan Hakim Yüzlerce Ölüme Yol Açan Termik Santralin Kapatılmasını İstedi

İtalya Polisi, verdiği zararlardan dolayı 442 kişinin yaşamını yitirmesinden sorumlu olduğu belirtilen Vado Ligure kömürlü termik santralinin kapatılmasını emretti.

İtalyan haber sitesi Rai News’in geçtiğimiz salı günü yayınladığı habere göre bir hakim, Tirreno Enerji şirketinin sahip olduğu termik santralin kontrolünün polis tarafından devralınmasına savcılar lehine karar verdi.

Savona Başsavcısı Francantonia Granero, termik santralin yaydığı gazların 2000-2007 yılları arasında 400 erken ölüme ve 2000 kalp ve akciğer hastalığına yol açtığını belirtti.

Haberin orjinal metni için: http://www.huffingtonpost.com/2014/03/11/italian-coal-plant-tirren_n_4944238.html

Karabigalılardan Çed Toplantısına İzin Yok

Karabiga Çevre Platformu ve Çanakkale civarından gelen halkın katılımı ile oluşan kitle toplantı sırasında üzerinde “Termik Santral İstemiyoruz” yazan 8 metrekarelik bir pankart açtı.

Çanakkale Karabiga’da Cengiz İnşaat ve Alarko (CENAL) tarafından kurulması planlanan CENAL Kömür Termik Santrali Enerji İletim Hattı ile ilgili bugün gerçekleşen Çevre Etkisi Değerlendirme (ÇED) Halk Bilgilendirme Toplantısının sonlanmasına halk izin vermedi. Karabiga Çevre Platformu ve Çanakkale civarından gelen halkın katılımı ile oluşan kitle toplantı sırasında üzerinde “Termik Santral İstemiyoruz” yazan 8 metrekarelik bir pankart açtı. Halk, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Herkesin dönebileceği bir köyü olsun”, “Termik santral ölüm getirir”, gibi pankart ve sloganlarla ÇED heyetini protesto etti.

Karabiga Çevre Platformu Sözcüsü Aslı Badem, “Yurtdışından gelen kömürü burada yakıp bizi zehirleyecekler, külünü bırakacaklar, enerjiyi başka yere götürecekler. Enerji bağlılığımızı yerel halkı zehirleyerek bitirmek bir çözüm değildir. Yaşam alanlarımız, soluduğumuz nefesimiz için mücadele ediyoruz. Proje yaşam alanlarımıza ve tarım alanlarımıza çok yakın. Bugünkü iletim hatları ile bir ÇED toplantısı vardı. Daha önce aldıkları iletim hatlarına karşı ÇED olumlu kararına dava açtık buna da açacağız. Projeye karşı çıkan halk, yaşam alanları zarar göreceği; ayrıca tarım arazileri ve santralden çıkan gazlarla sağlıkları zarar göreceği için projeye karşı çıkıyor. Bunun yerine bölgedeki rüzgar potansiyelinin kullanılmasını talep ediyoruz” dedi.

CENAL’in talebi ile ÇED 3’e bölündü.

CENAL tarafından kurulması planlanan kömürlü termik santral insanların yaşam alanlarının 1 km içerisinde bulunuyor.Karabiga CENAL Kömür Termik Santrali projesine karşı daha önce, Biga Çevre Platformu, Çanakkale TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası adına Çanakkale Barosu Çevre ve Kent Komisyonu avukatları tarafından dava açılmıştı ve Çanakkale İdare Mahkemesi projenin yürütmesinin durudurlamasına karar vermiş, inşaat durdurulmuştu. CENAL, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yeniden başvurarak bir bütün olarak yürütülmesi gereken ÇED Sürecini 3’e ayırarak, Liman, Atık Depolama Sahası, Derin Deniz Desajı ve Enerji Santrali olarak 3 ayrı ÇED Kararı aldı .

Halkın tepkisi toplantıyı durdurdu.

Planlanan kömür termik santralin insana ve çevreye büyük zararlar vereceğini vurgulayan Karabiga halkı, toplantının yapılmasını engelledi. Sunum yapan ÇED danışman firması tutanağa, “…hazırlayan yetkilendirilmiş kuruluş tarafından sunum yapılmaya çalışılmış ancak, salondaki halk tarafından ıslıklanmış, projeye karşı olduklarını, böyle bir faaliyetin yapılmasını istemediklerini toplantı başından beri dile getirmişlerdir. Protestolar arasında sunum bitirilmiştir” yazdı.

Kömüre İhtiyacımız Yok, Güneş Bize Yeter!

Maliye Bakanlığı, hazine taşınmazları üzerinde özel kişi ve kuruluşların yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız elektrik üretimi yapılmasını sağlamaya yönelik tebliğ çıkardı.

Maliye Bakanlığı, hazine taşınmazları üzerinde özel kişi ve kuruluşların yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız elektrik üretimi yapılmasını sağlamaya yönelik tebliğ çıkardı. Tebliğe göre hazine taşınmazları üzerinde lisanssız elektrik üretimi yapılması amacıyla irtifak hakkı tesis edilebilecek veya kullanma izni verilebilecek. Lisanssız elektrik üretimi için ön izin alan yatırımcılar, izne konu hazine taşınmazları üzerinde lehlerine irtifak hakkı tesis edilmesi veya kullanma izni verilmesini talep edecek.

Bu işlemler ihale yoluyla ve pazarlık usulüyle yapılacak. Hazine arazileri üzerinde, kurulu gücü 500 kilovata kadar olan yenilenebilir enerji tesisleri için 20 yıla kadar, 500 kilovat ile 1 megavat arasında olanlar için ise 30 yıla kadar irtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek.

Güneşten 1 Metrekareye Günlük 4,2 KW saat elektrik

Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğünce hazırlanan, Türkiye’nin Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlasına (GEPA) göre, Türkiye’nin yıllık toplam güneşlenme süresi 2.737 saat (günlük toplam 7,5 saat),  bir metrekareye düşen yıllık toplam gelen güneş enerjisi 1.527 kWh/m² yıl (günlük toplam 4,2 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir. Bu durum Türkiye’nin güneş enerjisi konusunda ne kadar şanslı bir coğrafyada olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Dolayısıyla yenilenebilir enerji kapsamında Maliye Bakanlığı’nınyatırımcılara yönelik yapmış olduğu bu tarz teşviklerin ülkemizde artarak devam etmesi gerekmektedir kii böylelikle doğamız ve sağlığımız için kömür ile elde edilen enerjinin getirdiği “kara bulutlar”ın yerini güneş ile elde edilen enerjinin getirdiği “mavi ve temiz bir gökyüzü” alsın. 

Adana’da Çocuklar Astım, Yaşlılar Kanser. Sebep: Kömür

Adana’nın Ceyhan ilçesinde kurulan kömür depolama tesisleri sürekli esen lodos rüzgarının da etkisiyle Kurtpınarı köylülerini hasta ediyor.

Polyak, Safi ve Karyak şirketlerinin kurduğu ithal kömüre dayalı açık depolama alanlarından yayılan tozlar Kurtpınarı köyünün havasını, suyunu ve toprağını kirletiyor.

Astım vb. hastalıklarla mücadele etmeye çalışan, hayvanların ve yetiştiklerini tarım ürünlerinin kirlendiğini anlatan 152 köylü birleşerek hukuk mücadelesi başlattı.

Yetkililer Gerekli Önlemleri Almıyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Adana il müdürlüğünden gelen yetkililer kömür depolarının köyün havasını, suyunu ve toprağını kirlettiğini belirten tutanak tutmalarına rağmen firmalar hakkında hiçbir işlem yapılmıyor.

“Mahkeme Sürekli Erteliyor ama Durmayacağız, Mücadele Edeceğiz”

Konuyla ilgili konuşan Kurtpınar köyünde oturan 50 yaşındaki Teslime Özşafak: “Yürüyüş yaptık, tesislere gittik, kamyonları durdurduk, oturduk. Bize hiç birşey verilmedi ondan sonra yargıya gittik. Avukat tuttuk ama mahkeme sürekli erteliyor. Hepimiz astım-bronşit oldum ama yine de durmayacağız, mücadele edeceğiz.”dedi.

Kömür Yıkama Tesisi 300 Bin Kişinin Şebeke Suyunu Kirletti

ABD’nin Virginia eyaletinde Elk nehri kenarında bulunan bir kömür yıkama tesisinden sızan kimyasal maddeler şebeke suyunu kullanılamaz hale getirdi, eyaletteki 9 bölgede olağanüstü hal ilan edildi.

ABD’nin Virginia eyaletinde şebeke suyuna kimyasal madde karıştığı şüphesi üzerine 9 bölgede olağanüstü hal ilan edildi.

Elk nehrine kimyasal madde karıştığının tespit edilmesi üzerine federal yetkililer, Batı Virginia’daki 9 bölgede yaşayan yaklaşık 300 bin kişiden şebeke suyunu kullanmamalarını istedi.Musluk suyunu içmenin ötesinde, yemeklerde, duş almada ve diş fırçalamada kullanmanın tehlike arz ettiğini ifade eden yetkililer, vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Batı Virginia Amerikan Su Şirketi yetkilileri şebeke suyuna güvenli diyemeyeceklerini açıklarken, bölge hastanelerine çok sayıda gereksiz başvuru yapıldığı kaydedildi.

MARKETLERE AKIN 

Sorunun çözülmesi için çok yönlü çalışmalar başlatılırken, eyalette şişelenmiş su stoklarının hızlıca tükendiği öğrenildi. Bölge halkı su tedarik etmek için süpermarketlere adeta akın etti. Musluktan akan suyun güvenliği konusunda yetkililerin net bir açıklama yapamaması üzerine, binlerce insanın sorunu devam ederken, civar bölgelerden getirilen su tankerleri önünde uzun kuyruklar oluştu.

OKULLAR TATİL

Bölgedeki okullar, güvenlik nedeniyle tatil edilirken federal savcılar olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlattı.

KÖMÜR ARITMA TESİSİNDEN SIZDI

Elk Nehri kenarında bir kömür yıkama deposundaki tankerden sızdığı anlaşılan kimyasal maddenin detayları da ortaya çıktı.

West Virginia Çevre Koruma Departmanı tarafından yapılan açıklamada, bir kömür arıtma tesisindeki 48 bin galonluk (181700 ton) tankerden sızan kimyasal akıntının yakında bulunan ve eyaletin başkenti olan Charleston’ın şehir suyu ihtiyacını karşılayan Elk Nehri’ne karıştığı bilgisi paylaşıldı. Yetkililer, söz konusu tankerdeki çatlaktan, ham kömürdeki yabancı maddeleri ayrıştırmak için kullanılan 4-Metilsikloheksan Metanol veya MCHM bileşiminin nehir suyuna karıştığını, bu maddelerin insan sağlığına zararlı olduğunu bildirdi.

SADECE TUVALET SİFONU

Vatandaşların kendilerine erken haber verilmediği yönünde şikayette bulunduğu West Virginia Amerikan Su Şirketi’nin Başkanı Jeff McIntyre ise düzenlediği basın toplantısında, ”Suyun temiz olmadığı konusunda net bir kanıt yok. Ancak güvenli olduğunu da söyleyemem. Şebeke suyunu şimdilik, çekinmeden kullanabileceğiniz tek yer tuvalet sifonudur” dedi.

İmza Kampanyası Başladı

Virginialılar bölgedeki kömür faaliyetlerinin bitirilmesi için imza kampanyası başlattı, destek olmak için: http://petitions.moveon.org/sign/demand-coal-enforcement-1?source=c.url&r_by=4510024

Kaynak: ntvmsnbc.com

Özelleştirilecek Santrallere 2018’E Kadar Çevreyi Kirletme İzni Verildi

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer’in kanser vakalarında artış olacağını belirttiği termik santrallere 2018 yılına kadar çevreyi kirletme izni verild. Bu santrallerin başında Afşin-Elbistan’daki santraller geliyor.

Kahramanmaraş’taki Afşin-Elbistan Santrali, 2013 Mart ayında yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde çevre kirliliği dolayısıyla ceza kesilebilecek kurumlar listesinden çıkarıldı. Her iki santrale de çevreyle ilgili mevzuatlara uygunluğun sağlanması için 2018 yılına kadar süre tanındı. Türkiye’nin en büyük linyit kömürü rezervine sahip Afşin-Elbistan bölgesindeki A ve B termik santralleri, çevreye verdiği zarar dolayısıyla defalarca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından idari para cezasına çarptırıldı.

Geçtiğimiz 10 yılda çevreye 38,7 milyon ton kül, 117,4 milyon ton karbondioksit, 5,8 milyon ton kükürt gazı, 0,28 milyon ton azot gazı yaydı; bunun yanı sıra 23 milyon ton toryum ve 56,7 ton uranyumu çevreye bırakan A Termik Santrali’ne Ocak 2013 tarihinde kesilen son cezanın miktarı 160 bin TL.

Kanser Vakaları Artıyor

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Bşk. Prof. Dr. Murat Tuncer, bölgedeki tehlikeye dikkat çekiyor. Tuncer’e göre santralin havaya saldığı toz kükürtdioksit yüzünden önümüzdeki yıllarda kanser vakalarında artış görülecek. Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi  Doç. Dr. Mehmet Şahin de bölgedeki kirliliğin boyutunu Çernobil’deki faciadan 100 kat daha tehlikeli görüyor.

Ömrünü Tamamlamış Santrallerin Satılması İçin Yasa

2013 Mart ayında yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Kanunu’ndaki ‘idari para cezası yazılamaz’ hükmü de en çok Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ni ilgilendiriyor. Öyle ki, daha önceki yıllarda da elektro filtrelerindeki arızalar sebebiyle çevreye kül salınan A Termik, geçtiğimiz haftalarda da aynı konuyla gündeme geldi. Enerji sektörüne sağladığı katkı kadar çevreye verdiği zararla da konuşulan, mekanik ömrünü tamamlayan santralin ceza verilemeyecek kurumlar listesine dahil edilmesi kanundaki en dikkat çekici nokta olarak değerlendiriliyor. 30 Mart 2013 tarihli Resmî Gazete’deki Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 8. maddesi şu şekilde: “EÜAŞ veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarına ve 4046 sayılı kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerine, bunların özelleştirilmeleri hâlinde de geçerli olmak üzere, çevre mevzuatına uyumuna yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanması amacıyla 31/12/2018 tarihine kadar süre tanınır. Bu sürenin üç yıla kadar uzatılmasına Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu süre zarfında ve önceki dönemlere ilişkin olarak bu gerekçeyle, EÜAŞ veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarında ve 4046 sayılı kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerinde, bunların özelleştirilmeleri hâlinde de geçerli olmak üzere, elektrik üretim faaliyeti durdurulamaz, idari para cezası uygulanmaz.”

Şırnak’ta Planlanan Termik Santral Alanında Piknikli Eylem

Şırnaklılar, kurulması planlanan termik santrali istemediklerini Cudi Dağı eteğinde, santralin planlandığı Toptepe köyü mevkiindeki piknikte bir araya gelerek gösterdi.

Şırnaklılar kurulması planlanan termik santrali istemediklerini Cudi Dağı eteğinde, santralin planlandığı Toptepe köyü mevkiindeki piknikte bir araya gelerek gösterdi.

“İş değil, ölüm vaad ediyorsun”, “Nefes almak istiyorum”, “ Şırnak duman olmasın, termik santral kurulmasın” gibi pankartların açıldığı protesto pikniğinde yapılan basın açıklamasında termik santrale karşı mücadele vurgusu yapıldı.

Şırnak Çevre Platformu’ndan Müslüm Tatar doğayı tahrip edecek yatırımları istemediklerini dile getirdi.

“Başlatılan barış süreciyle terk edilmiş köylerimize, gidemediğimiz ovalarımıza ve yaylalarımıza sağlığımız elden gidecek korkusuyla gitmek istemiyoruz.

“Yıllar boyunca buralarda yatırım yapılmadı. Yapılacak yatırımların bizleri zehirleyecek, doğamızı baştan sona tahrip edecek yatırımlar olmasını istemiyoruz.

“Bu güzelim doğamızın yok edilmesine müsaade etmeyelim. Huzurlu ve barışçıl bir yaşamın olmasa olmazı olan sağlıktır. Siyasal erkin bütün sahiplerinin gerekli önlemleri almasını talep ediyoruz.”

Tatar termik santral kurmayı planlayan Global-Galata-Acar ve Geliş şirketlerine karşı mücadeleye devam edeceklerini bildirdi.

Greenpeace Yerel Hareketler Koordinatörü Reşit Elçin ise, termik santrallerin yaratabileceği kirliliği hatırlattı.

“Termik santraller hava, su ve toprak kirliliğine yol açar, aynı zamanda radyasyon kaynağıdır.”

  • Pankart

    Pankart
  • Piknikteki kalabalıktan bir görüntü

    Piknikteki kalabalıktan bir görüntü